Bizimle iletişime geçin

Arşiv

EĞLENCE VE SANAT ÜZERİNE

Yayınlama

-

eğlence ve sanat, şener şen, halit akçatepe, kemal sunal

Sanat ile eğlence çoğu kişi tarafından kardeş sanılan iki yabancıdır. Tıpkı Metin ile Zeki gibi. Hugo ile Tolga Abi gibi. Her ne kadar ayrılmaz ikili olsalarda amaçları ve felsefeleri birbirine tamamen zıttır.

eğlence ve sanat, şener şen, halit akçatepe, kemal sunal

Sanat düşünce sonucu ortaya çıkarken, eğlence ise düşünmeyi engellemek için yapılır. Sanat felsefesi eleştiri, gelişim ve eğitimi esas alırken, eğlence var olan ile yetinenler yani muhafazakârlar tarafından diğer muhafazakârlara sunulur.

Sanat ve eğlence tarih boyunca siyasi konularda hep çatışmıştır. Eğlence var olan yönetimlere bazen muhalif bazen yandaş iken, sanat yönetimlere değil yönetilenlere karşı daima muhalif ve öğretici tavır almıştır. Eğlence, yönetilenleri her daim mutlu ettiği için kalabalıklar tarafından hep doğru ve -bizden- olarak görülmüştür. Sanat ise devrim dönemleri hariç daima kötü ve -hain- kabul edilmiştir.

Ülkelerin krallar tarafından yönetildiği dönemlerde de sanat ve eğlence vardı. Sanatçılar tiyatro, soytarılar şov yapıyorlardı. Sanatçılar şiir yazdı, soytarılar serenat yaptı. Sonra görsel sanatlar gelişti, halkın sefaletini anlatan tablolar yerine portreler alkışlandı. Her defasında sanatçının boynuna ip, soytarının boynuna altın kesesi geçirildi. Sonra yazılan ile çizilen birleştirildi. Soytarılar film çekti, dizi çekti, klip, reklam çekti. Sanatçılar kayboldu. Belki pes ettiler belki de sarayda geçirilen ipler hepsini ortadan kaldırdı. Kim bilir?

Yönetilenleri ileriye taşımayı hedef alan sanatı ve sanatçıları anlamak, bizi uyutmakla ve yerimizde saydırmakla görevli soytarılara verdiğimiz değer kadar sanata da değer vermek dileğiyle.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv

Atatürk’e böyle dil uzattılar :İsmailağa cemaatinin televizyonu olan FM TV’de yayınlanan ‘Saklı Gerçekler’ programında Atatürk için skandal sözler söylendi.

Yayınlama

-

Yazan:

Programında Atatürk için ‘Çanakkale Savaşında Hilafet’in 400 bin silahsız cengaverine bilerek ‘size ölmeyi emrediyorum’ dedi’ ve ‘Atatürk asker maaşıyla bu kadar mal varlığını nasıl yaptı’ sözleri söylendi.

RTÜK bu hadsiz sölerin ardından kanalı uyardı. Aynı maddeden tekrar bir ihlal olursa kanalın lisansı iptal edilecek.

BİR VATANDAŞ ŞİKAYETÇİ OLDU

FM TV’de yayınlanan ‘Saklı Gerçekler’ programı aynı gün bir vatandaş tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne şikayet edildi. Emniyet, RTÜK’e şikayeti iletti. Konuyla ilgili uzman raporu hazırlandı.Hazırlanan uzman raporunda şu ayrıntılara yer verildi: Çanakkale Savaşı konuşulurken ‘Hilafet’in 400 bin silahsız cengaverine bilerek size ölmeyi emrediyorum dedi. Hilafetin ve saltanatın gerçek askerlerinin kıyımı yapıldı orada’. Filistin’de 65 bin askerimiz 365 bin topla esir bırakıldı’ deniliyor. Atatürk’ü Koruma Kanunu eleştirilirken, ‘Senin hakkında koruma yasaları var. Demek ki mide bulandıracak işlerin var’ deniliyor.

Atatürk’ün mal varlığı konuşulurken ise ‘Sultan Vahdettin Han tüm Sarayı boşaltabilecekken kendine yetecek kadarını aldı. Atatürk asker maaşıyla bu kadar mal varlığını nasıl yaptı. Neymiş ölürken bağışlamış’ deniyor.

Okumaya Devam Et

Arşiv

İYİ Parti’den ittifak açıklaması!

Yayınlama

-

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erozan, MHP’nin Cumhur İttifakı’ndan çekilebileceğini iddia etti. Erozan, “Her an o gemiyi terk edeceği kanısındayım. Bu ekonomik çöküntünün vebalini MHP üstlenmek istiyorsa hodri meydan” dedi.

‘İyilik Kervanı Yollarda’ projesi kapsamında beraberindeki heyetle Yalova’ya gelen İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, partisinin il binasına geçti.
Göreve yeni atanan İl Başkanı Mehmet Çam ve yönetim kuruluna hayırlı olsun dileklerini ileten Erozan, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İYİ Parti’nin yerel seçimde bir ittifak arayışının olup olmayacağı sorulan Erozan, şunları kaydetti:

“İttifak kelimesi etrafında bir sorun var. Bu sorun yasal ve hukuki sorun bir defa. Her ne kadar orada bir başka ittifak içinde olacağız diyorlarsa da bunun yasal bir zemini yok. Çünkü bir evvelkinde bütün partiler anlaşarak genel seçimlerin ne gibi bir modelde gideceğine ilişkin bir tanımlama yaptılar ve bunu da kâğıda döktüler. Oyunun kuralları belliydi. Şimdi Cumhur İttifakı’ndan bahsediyorum. İsmi ittifak olacağa benzeyen, ismi ‘bittifak’ olabilecek öyle garip bir çalışma içindeler ve konuda da bir söz birliğine, söz derken de onun özde bir birlik olması lazım ki söze yansısın, onu da henüz beceremediklerini anlıyoruz biz. Şöyle bir dilemma var onların, tabii ki o ittifakın. Hangi koşullarda seçime gittiğimizi biliyorsunuz. Gemi karaya oturmuş su alıyor. Onların yapacağı her ittifak birinci ve ikinci kaptanın sorumluluğunu ortaya çıkaracak. Niçin, ben MHP’nin her an o gemiyi terk edeceği kanısındayım; bu sorumluluktan sıyırmak için. Bugün bu seçimlerin sonucunda sokaktaki insana yansıması daha henüz yansımaya başlıyor. Ekim ortasına gelindiğinde o ‘Cumhur İttifakı’nda ben çatlakların çıkacağı kanısındayım. Bu ekonomik çöküntünün vebalini MHP üstlenmek istiyorsa hodri meydan.

Parti olarak kendi başlarına yola devam etme niyetinde olduklarını söyleyen Erozan, “Bizim iddiamız, kendi başımıza yola devam etmek. Bunu ben bugün söylüyorum ama bizim çalışmalarımızın düğmeye basılması büyük ihtimalle ekimin ikinci yarısında olacak. Isınma turları bittikten sonra olacaktır. O arkadaşlarımızla bir araya gelmemizin sebebi de o. Bize başka seçenekler de olabilir, derlerse değerlendirmeye alacağız ama bunun ismini koymak, ittifak mı, işbirliği mi, dirsek teması mı, kol kola girmek mi, bunların tarifini bugün yapmak için çok erken” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Arşiv

İşçiler yan yana geliyor!

Yayınlama

-

Yazan:

İki yıl önce kuruluş kurultayı ile yola çıkan Sınıf Tavrı, kriz koşullarında işçi sınıfı hareketinin ihtiyacından yola çıkarak öncü işçileri bir araya getirmeye hazırlanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Bakan Albayrak tarafından açıklanan Yeni Ekonomik Program ile AKP’nin krizle mücadele stratejisini emekçilerin karşısına diktiği gözlemlendi. Üç yıllık bir programla sermayenin kârları korunmaya çalışılırken, bu kârların korunması için sermayenin emekçilere dönük saldırganlığının da artacağı sinyali verildi.

Kriz koşulları altında yaygın işsizlik, hak gasplarının yaygınlaşması, ücret kayıpları beklenirken, bu duruma karşı net bir itiraz yükseliyor. Sınıf Tavrı tarafından yapılan çağrıda “yeter söz işçinin” denildi. İki yıl önce kuruluş kurultayı ile yola çıkan Sınıf Tavrı, kriz koşullarında işçi sınıfı hareketinin ihtiyacından yola çıkarak öncü işçileri bir araya getirmeye hazırlanıyor.

CAM, METAL, İNŞAAT, TURİZM, PETRO KİMYA VE PEK ÇOK SEKTÖRDEN İŞÇİLER YAN YANA GELİYOR

Şantiyelerde direnen inşaat işçileri, fabrikalarında MESS’e karşı grev örgütleyen metal işçileri, sarı sendika ve patron tahakkümüne karşı çıkan cam işçileri, otellerde, kafe ve barlarda sömürünün odağı haline gelmiş turizm işçileri ve diğer pek çok sektörden öncü işçinin kurultayda yan yana gelmesi bekleniyor. Bununla beraber, işçi sınıfı mücadelesine destek veren akademisyen, sendika uzmanı, iktisatçı, gazeteci, doktor ve mühendisler de kurultayda bulunacaklar. “Sınıf sendikacılığı” ilkelerini başa yazmış mücadeleci sendikaların unsurlarının da kurultaya destek vermesi bekleniyor.

Kurultayda pek çok sektörden öncü işçinin yanı sıra direnişteki işçiler de yan yana gelecek. Farklı sektörlerde devam eden direnişlerle teması devam eden kurultay hazırlık komitesi, kurultaylarında direnişteki işçilerin de bulunmasını istediklerini belirtti.

SINIF TAVRI YENİ BİR SOLUK OLMAK İÇİN GELİYOR

Sınıf Tavrı, ekonomik mücadele alanına sıkışmış, sermayenin kuşatıcılığı altında örgütsüzleşmiş, bölünmüş işçi sınıfı mücadelesinde kendini yeni bir soluk olarak tanımlıyor. Sınıf Tavrı, ayrı bir sendikal örgütlenme olmayı hedeflemediğini duyururken, sınıf sendikacılığı ilkelerini sendikal mücadele de önemli bir yer edinmek için çalıştığını duyurmuştu.

İçinde sendika, dernek, birlik, kulüp vb. örgütlenme biçimlerini de barındıran Sınıf Tavrı, hepsi bir yana işçi sınıfının birliğini kurmayı amaçlıyor. “İnsanca bir yaşam, eşitlikçi bir düzen” sloganı ile kurulan Sınıf Tavrı, ekonomik mücadele zemini ile kendini sınırlamıyor. Politik bir eksende işçilerin örgütlenmesi gerektiğini belirten Sınıf Tavrı, ciddi bir mücadele örgütü haline gelmeyi hedefliyor.

KURULTAY 28 EKİM’DE

Bu çerçevede yan yana gelen kurultay çağrıcıları, Türkiye işçi sınıfının önemli bir birikimini yan yana getireceklerini düşünüyor. Kriz koşullarının sertleştiği koşullarda ciddi bir mücadele örgütü haline gelmeyi amaçlayan Sınıf Tavrı, kurultay sonrasında işyeri komiteleri aracılığıyla sınıfın bölünmüşlüğünü ortadan kaldırmak istiyor. Farklı sektörlerden yan yana gelecek işçilerin kurultayı 28 Ekim Pazar günü İstanbul’da Birleşik Metal Sendikası Genel Merkezi’nde buluşacak.

Okumaya Devam Et

Sponsor

Reklam

Haftanın Trendleri