Bizimle iletişime geçin

Gündem

Emeklilikte yaşını eleştiren Erdoğan 46 yaşında emekli olmuş

Yayınlama

-

Emeklilikte yaşa takılanlar için umut kapısını kapatan ve “38 yaşında emekli olunur mu?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 46 yaşında emekli olduğu ortaya çıktı.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Erdoğan 46 yaşında emekli oldu. Emeklilikte yaşa takılanlar, primlerini ödemiş, yasa nedeniyle emekli olamamış mağdurlardır” dedi.

Tekin, Erdoğan’ın 1974 yılında Çoşkun Et firmasında çalışarak sigortalı yaşama başladığını, 2000 yılında ise Emniyet Gıda üzerinden emekli olduğunu açıkladı ve şunları söyledi:“Kendisi de 46 yaşında emekli oldu. 1974 yılında Coşkun Et firmasında çalışarak sigortalı yaşama başladı. 2000 yılında 46 yaşında emekli oldu. 2006 yılında Başbakanken bu sefer tekrar milletvekili emekliliğine başvurdu. Çift dikiş ücret aldı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 1974 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlamıştı. 26 yıl sigortalı çalışan Erdoğan çalışma hayatına Coşkun Et’de başladı. 1976’da İETT Spor’a geçti. 1981’de Coşkun Et’e geri döndü. Ardından Al Et ve Elif Et’de çalıştı. Son olarak da aile şirketi Emniyet Gıda üzerinden 2000 yılında emekli oldu.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim

İsmail Saymaz Diyanet’e sordu: Bu hutbeyi Deli Kadir mi yazdı?

Yayınlama

-

Yazan:

Gazeteci İsmail Saymaz, Çanakkale Zaferi’nin 104. yıl dönümünde Diyanet’in yayımladığı Çanakkale hutbesinde Atatürk’ün isminin geçmediğine dikkat çekti.

 

İsmail Saymaz, Twitter’dan bir paylaşımda bulunarak, Çanakkale hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk’e yer verilmemesi nedeniyle Diyanet‘e tepki gösterdi.

Saymaz’ın paylaşımı şöyle:

Diyanet İşleri Başkanlığı, Çanakkale hutbesi yayınlıyor. İçinde bir cümle bile Atatürk’ten söz edilmiyor. Bu hutbeyi kim yazdı? “Kemalciler galip geleceğine Yunan galip gelseydi” diyen Deli Kadir mi? Yoksa “Hocaefendisinin tarihçisi” Mustafa Armağan mı?

 

 

Türkiye’nin, Ebedi Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk

 

Okumaya Devam Et

Eğlence

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Çanakkale Zaferi’ni anma programlarını eleştirdi.

Yayınlama

-

Yazan:

Yılmaz Özdil: Çanakkale Savaşı aslında o tarihte kazanılmadı

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Çanakkale Zaferi’ni anma programlarını eleştirdi.
Yılmaz Özdil, bugünkü yazısında, “Çanakkale Zaferi dan dunla değil…
Analitik zekayla, entelektüel birikimle kazanıldı.” dedi.İŞTE ÖZDİL’İN YAZISI:

Çanakkale Savaşı, zannedildiği gibi 1915’te başlayıp 1916’da kazanılmadı. Aslında üç yıl önce 1913’te kazanıldı.

Çünkü…

Mustafa Kemal, Trablusgarp’tan yeni dönmüştü, askeri ataşe olarak Sofya’ya gitmeden önce Çanakkale Boğazı’na atandı.

Kader adeta onu buraya getirmişti… O günlerde henüz kendisi de farkında değildi ama, üç yıl sonra tarihin akışını değiştireceği Çanakkale’yi üç yıl önceden inceleme fırsatı yakalamıştı.

Üç bin yıl önce Truva Savaşı’nın yaşandığı yerleri karış karış dolaştı.
Kitap merakı sayesinde klasik literatüre hakimdi.
İlyada’yı okumuştu.
Homeros’un mitolojik destanındaki yer tariflerini keşfetmeye çalıştı.
Karadan ve denizden saldırı noktalarının o günkü konumlarıyla bugünkü şartlarını harita üzerinde karşılaştırdı, krokiler çizdi.

Milattan önce 334 yılında Asya seferine çıkan Büyük İskender, 35 bin kişilik ordusunu Çanakkale Boğazı’ndan geçirmişti.
O geçiş güzergahını adım adım inceledi.
Boğazı tekneyle geçti, Büyük İskender’in Anadolu topraklarına ayak bastığı yerden karaya çıktı, neden o noktanın seçilmiş olabileceğine dair coğrafi notlar tuttu.

Herodot okumuştu.
Yıllar yıllar sonra “300 Spartalı” filmine konu olacak Termofil Savaşı’ndan haberdardı.
Tıpkı Homeros’un izini sürdüğü gibi, Herodot’un anlattığı yer tariflerini de keşfetmeye çalıştı.
Milattan önce 480 yılında Yunan topraklarını istila etmek için gelen Pers kralı Kserkes’in 50 bin kişilik devasa ordusuyla Anadolu tarafından Avrupa tarafına geçtiği noktayı inceledi, notlar tuttu.

Yine böyle bir Mart günü, Truva antik kentine geldi.
Saatlerce gezdi, düşündü, krokiler çizdi.
Achilles’in mezarı olarak bilinen tümülüsü ziyaret etti.

(Tıpkı Mustafa Kemal gibi, Fatih Sultan Mehmet de Homeros’un İlyada’sından etkilenmişti. Kalkıp Truva’ya gitmişti. Yanından ayırmadığı vakanivüsü Kritovulos’ın notlarından biliyoruz, Truva’nın kalıntılarını gezmişti, Achilles’in Hektor’un mezarları hakkında bilgi almıştı, kahramanlıklarını saygıyla anmıştı. Truva’nın coğrafi konumunu, denizle-karayla ilişkisinin stratejik yararlarını irdelemişti. Papa II. Pius’a yazdığı mektuptan anlıyoruz ki, İstanbul’un fethini Truva’nın rövanşı olarak görüyordu.)

Bugün artık gayet net şekilde biliniyor ki, İngiliz genelkurmayı da aynı metodu uygulamıştı, Çanakkale Savaşı hazırlıkları sırasında bölgenin antik tarihi üzerine araştırmalar yapmışlardı, Truva dönemine ait antik çağ haritalarından faydalanmışlardı.

Truva Savaşı’nda lojistik üs olarak kullanılan Bozcaada, Gökçeada ve Limni adaları, Çanakkale Savaşı’nda da İngilizler tarafından lojistik üs olarak kullanıldı.

Truva Savaşı’nda Beşige koyu’na şaşırtma amaçlı sahte çıkarma yapılmıştı, İngilizler aynısını Çanakkale Savaşı’nda yaptı.

Truva Savaşı’ndaki efsane Truva Atı’nı bilmeyen yoktur…
Çanakkale Savaşı’nda Truva Atı hilesi bile kullanıldı.
Kurnaz İngiliz kurmayları, donanmanın kömür ihtiyacını karşılayan 105 metre uzunluğundaki River Clyde isimli kömür şilebini, modifiye ederek çıkarma gemisine dönüştürmüştü. Dışardan bakıldığında eski püskü kömür şilebi görüntüsüydeydi, güvertesinde askeri teçhizat veya herhangi bir kişi görünmüyordu, halbuki, ambarları hınca hınç asker doldurulmuştu. Dümeni kilitlenip yanlışlıkla savrulmuş gibi karaya oturacak, vurulmaya değer hedef olarak görülmeyecek, hava kararınca içindeki iki bin asker karaya çıkacak, ilk savunma hattımızı delecek, arkadan gelecek olanlara gedik açacaktı. Beceremediler.

Truva’yla Çanakkale’nin üç bin yıllık hesaplaşma olduğunun bir başka çok önemli göstergesi, Agamemnon’du.
Britanya donanmasının en güçlü savaş gemilerinden birinin adı, Agamemnon’du… Agamemnon, Truva’yı yıkmaya gelen Akha ordusunun başkomutanının adıydı!
Osmanlı’nın ölüm fermanı anlamına gelen Mondros Mütarekesi’nin, başka yer yokmuş gibi, Agamemnon zırhlısının güvertesinde imzalanması da, elbette tesadüf değildi.

Fatih Sultan Mehmet’in muhteşem isabetli tespiti gibi, İstanbul’un fethi, Truva Savaşı’nın rövanşıydı.
Üç bin yıl sonra Çanakkale’yi geçmeye çalışanlar, Truva’nın rövanşını kaybedenlerdi.
Çanakkale Savaşı, tıpkı Truva Savaşı gibi, doğu ile batı’nın, Avrupa’yla Anadolu’nun mücadelesiydi.

Ve işte 1915…
Üç yıl önce Truva’nın stratejik planlarını bizzat yerinde inceleyen, ölçüp biçen Mustafa Kemal, üç yıl sonra yeniden Çanakkale’deydi.
Ne yapacağını, neler yapması gerektiğini kafasında çoktan kurgulamıştı.

Anafartalar…
Savaşın kırılma noktasında yeralan iki köyümüzün ortak adıydı.
Küçük Anafarta köyü.
Büyük Anafarta köyü.
Anafarta kelimesi, yerel ağızda “rüzgara karşı, çok rüzgar alan yer” manasına geliyordu.

Anafartalar Kahramanı’nın emperyalizm rüzgarına karşı durduğu yer, coğrafyanın sözlük anlamına da cuk oturuyordu.

Özetle.
Çanakkale Zaferi dan dunla değil…
Analitik zekayla, entelektüel birikimle kazanıldı.

E şimdi bakıyoruz 18 Mart’ı anma müsamerelerine…
Truva, İskender, Heredot filan, hak getire.
Çanakkale’yi idrak edebilmeleri mümkün mü bu cehaletle?

Okumaya Devam Et

Genel

Athena Gökhan’dan Bakan Soylu’nun sözlerine tepki: Bu hareketler korkunç

Yayınlama

-

Yazan:

Athena grubu solisti Gökhan Özoğuz, Twitter hesabından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ nun sözlerine tepki göstererek ‘Bu hareketler korkunç’ ifadesini kullandı.

 

Özoğuz, İçişleri Bakanı Soylu’ya yönelik eleştirilerini, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, Süleyman Soylu’nun Üsküdar’daki konuşmasını paylaştığı tweetini alıntılayarak yazdı.

Erdoğdu’nun paylaştığı videoda Bakan Soylu şöyle konuşuyor:

“Seçimlerden hemen sonra eğer hükümetimiz zafiyete uğrarsa doğu ve güneydoğuda valileri, kaymakamları sokağa çıkarmazlar. Bu sözleşmeyi yapan Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’dur, İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’dir, FETÖ’dür, PKK’dır, HDP’nin sözde vekilleridir.”

Soylu söz konusu videoda, Saadet Partisi ile ilgili sözlerini eleştiren bir vatandaşa “24 Haziran’da Saadet Partisi sattı bu milleti, hadi oradan densiz. Karamollaoğlu sattı. Densiz, ne söylüyorsun? Utanmadan bir de milletin içine çıkıyorsunuz” diyor.

Özoğuz’un attığı Tweet ise şu şekilde:

“Bu hareketler korkunç ya! Hangi partiden olursa olsun! İşte bu tip insanlardan bu tip davranışlardan insan çok rahatsız oluyor! Ülke yönetimi bu tip tiniyetten uzak olmalı.”

Okumaya Devam Et

Sponsor

Reklam

Haftanın Trendleri